daral geldi, kahve koydum. dertleşiyoruz. bir yanda nazım usta’nın şiirleri.. (Taken with instagram)
(melisagibi-deactivated20120501 gönderdi)
Bazı insanlar sevgiyi hak etmediğini düşünür ve yavaşça ıssız yerlere kaçar geçmişle aralarındaki boşluğu doldurmaya çalışır.
Subcommandante Marcos’a sormuş…
“Eşcinsel misiniz?”
Marcos’tan cevap gecikmemiş. Hem de unutulmayacak bir cevap:
“Evet, San Francisco sokaklarında bir eşcinsel, Güney Afrika’da bir siyah, Avrupa’da bir Asyalı, gece yarısı metroda yalnız bir kadın, İsrail’de bir Filistinli, Hindistan’da bir Maya, Bosna’da bir pasifist, İspanya’da bir anarşist, Almanya’da bir Yahudi, topraksız bir köylü, mutsuz bir öğrenci, iş bulamayan bir adam,Türkiye de bir Kürt, ama her şeyden önce Chiapas dağlarında bir Zapatista’ yım. Yani ben ÖTEKİ’yim.
denizin çağrısı…
kitabın kendisi de denize çağrıydı aslında, adı gibi…
ilkokul 5. sınıftaydım. babamın vefatıyla göztepe’deki evimizden ayrılıp halen yaşamakta olduğumuz beşiktaş’a taşınmak üzere eşyalarımı topluyordum. hiç unutmam o anı; bir sandığa okul kitaplarımı koyarken yere düşmesiyle fark ettim onu; denizin çağrısı’nı.
yazarı o güne dek adını hiç duymadığım jack london diye bir adamdı. ve kitaptaki bir şey bana ilginç gelmiş olsa gerek ki onu sandığa koymaktan vazgeçip yanıma aldım. uzun bir süre de yanımdan hiç ayırmadım kaybolacak korkusuyla…
kitap, evinde sorunlar yaşayan bir çocuğun denizcilik maceralarını anlatıyordu, kısaca… kitaptaki joe ile kendimi o kadar özleştirdim ki, kitabı bitirir bitirmez hemen bir tekne sahibi olup, denize açılmalıydım.
yelken dünyası dergisi okuyucu mektuplarından tanıştığım taylan amca’yla birlikte polyester teknemizi yapıp suya verdik ve o günden beri içimdeki denizcilik tutkusu hiç bitmedi.
şimdi ne zaman üsküdar salacak’tan geçsem aklıma taylan amca ve o tekneyi yapmak için iki yılımızı geçirdiğimiz evi gelir…
güle güle taylan kaptan. umarım gittiğin yerde deniz vardır.



5
